İklim krizi, günümüzün en önemli konularından biri ve bu krize karşı birçok adım atılıyor. Bu adımların en önemlilerinden biri de eğitim müfredatlarının iklim değişikliği ile uyumlu hale getirilmesi.

Eğitim Sisteminde İklim Krizinin Önemi Nedir?
İklim krizine çözüm üretebilmek için etkili çözüm öneren, destekleyen ve uygulayan bireyler yetiştirmemiz gerekiyor. Bu da iklim krizi ve ilgili konuların küçük yaşlardan itibaren öğretilmesi ile mümkün olabilir. Kanada’da yapılan bir araştırmaya göre, insanların %51’i iklim değişikliği konusunda yeterli bilgiye sahip olduğunu belirtirken, %86’sı ise bu konuda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Günümüzde insanlar bu konuda daha bilinçli olsalar da hem doğru bilgiye ulaşmak hem de bireyler arasındaki bilgi boşluğunu kapatmak için eğitim alanında daha fazla adım atılması gerekiyor.
İklim Krizinin Eğitim Sistemindeki Gelişimi
İklim krizi ve eğitim sistemi ilişkisi nispeten yeni bir alan olduğu için tarihsel süreçte net bir fikir birliği yok. Ancak, çevre ve iklimle ilgili ilk eğitim programlarının 1972 Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’na dayandığı biliniyor. Günümüz eğitim müfredatlarına baktığımızda ise, çevre koruma ve sürdürülebilirlik gibi başlıklar altında iklim kriziyle ilgili derslerin birçok farklı eğitim kademesinde yer aldığını görüyoruz. Ayrıca eğitimin sadece okullarla sınırlı olmadığını hatırlmatmak isteriz. STK’lar ve kurumlar da online veya yüz yüze eğitimlerle farklı yaş gruplarına bu konuda eğitimler verebiliyor.
Dünyada ve Türkiye’de İklim Krizi Eğitimi
UNESCO’nun 2021 İklim Eğitimi Hazırlık Raporu’na göre, incelenen 100 ülkeden yaklaşık yarısı, müfredatlarına iklim kriziyle ilgili hazırlıklar yapmış durumda. Ancak öğretmenlerin %47’si bu konuda kendilerini bilgi açısından eksik hissediyor. Yine de tablo o kadar karamsar değil çünkü iklim krizi ve eğitim sistemi ilişkisi nispeten yeni ve gelişmeye devam ediyor. 2019 yılında İtalya, iklim krizini resmi olarak eğitim müfredatına ekleyen ilk ülke oldu. Fransa ve Yeni Zelanda da 2020 yılından itibaren müfredatlarına iklim krizi konularını dahil etti. Kolombiya, Arjantin, Meksika ve Birleşik Krallık da bu konuda önemli adımlar attı.
Amerika Birleşik Devletleri’nde ise öğretmenlerin %86’sı ve ebeveynlerin %84’ü, iklim krizinin müfredatta yer almasını istiyor. Bu talep üzerine bazı eyaletlerde iklim eğitimi müfredatına dahil edilmeye başlandı. Dolayısıyla, sadece kurumların karar almasını beklemek yerine, bizler de kamuoyu oluşturarak bu konuda aksiyon alınmasını sağlayabiliriz.
Türkiye’de de üniversitelerde iklim kriziyle mücadele etmek amacıyla bölümler açılıyor. Daha düşük eğitim seviyelerinde ise iklim krizi okuryazarlığını artırmak için dersler eklenmeye başlandı. Ayrıca, bu konuda aktif olarak çalışan birçok STK da eğitimi destekleyici faaliyetler yürütüyor.

İklim krizi ve eğitim, toplumsal açıdan çok önemli ve birbirleriyle bağlantılı iki konu. Eğer eğitim alanında görevliysek, bu konuda öğrencilerimizi bilgilendirmek için çalışmalar yapmalıyız. Ayrıca, STK’lara ve diğer kurumlara destek vererek dünyanın korunmasına katkıda bulunabiliriz. Unutmamalıyız ki her şey insan için değil; bu dünyada tüm canlılarla birlikte yaşıyoruz. Bunu diğer insanlara anlatmak, günümüz sorunlarının çözümünde büyük bir rol oynuyor.
Good4Trust olarak biz de adil üretim, türetim ekonomisi ve daha birçok konuda toplumu bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Daha fazlasını merak ediyorsanız blogumuzu ziyaret edebilirsiniz
Bir Cevap Yazın