Ekoturizm Neden Farklı?

Ekoturizm, 1980’lerden beri kullanılan bir kavram. Çevreye duyarlı turizm veya yeşil turizm de denebilir. Turist olarak ziyaret edilen yerlerin ekolojik düzenini olabildiğince dokunmadan bırakmayı hedefleyen, küçük ölçekli bir turizm türü. Peki ekoturizme duyulan ihtiyaç nereden geliyor? Bunu anlamak için önce geleneksel turizme eleştirel yaklaşmak gerekiyor.

Genelde aklımıza güneşli sahil kenarlarını, doğa harikalarını ve dünyaca ünlü mimari eserleri getiren turizmin aslında göründüğü kadar masum bir sektör olmadığı geçtiğimiz yıllarda giderek daha görünür olmaya başladı. Özellikle Avrupa’da yerel halkın çektiği barınma güçlüğünü şiddetlendirmesi ile gündeme gelen turizmin, sadece yarattığı ekonomik büyümeye indirilemeyeceği açık. 

Turizmin çevre üstündeki en büyük etkilerinden biri zaten içme suyunun kısıtlı olduğu deniz kenarı bölgelerde yaz sezonunda artan nüfusun su ihtiyacını bazen doğal kaynakların karşılayabileceğinin üstünde arttırmasıdır. Bunun yanında turistleri barındıracak otellerin ve tesislerin inşaatı için yer açmak sık sık ormanlık alanların ve doğal coğrafi şekillerin tahribatını beraberinde getirir. Turistlerin geride bıraktığı kirlilik de cabası…

Bu gibi nedenlerden ötürü, turistler olarak çevre ve turistik bölgelerde yaşayan insanlar üstündeki etkisinin bilincinde olmamız gerekiyor. Ekoturizm de tam olarak burada devreye giriyor. Turistler için özel hazırlanan lüks mekânlar yerine, ekoturizmin odağı çoğunlukla doğal hayvan ve bitki örtüsü ve kültürel miraslardır. Turist odaklı büyük işletmeler yerine hedef bölgelerin yıl boyunca sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağlayan yerel işletmeler desteklenir. Araya aracı koymak yerine bölge halkıyla doğrudan etkileşmek esastır – ekoturistlerin tatillerinin sonunda ziyaret ettikleri kültürü daha yakından tanımaları ve takdir etmeleri beklenir.

Hepimizin ekoturizmi desteklemek için atabileceği bazı basit adımlar var. Öncelikle mümkün olduğunca toplu taşıma ile ziyaret edebileceğimiz yerleri tercih etmek, özellikle uçaklardan kaçınmak gezimizin karbon ayak izini düşürmek için önemli. Turistlerin akın ettiği yerlerdense doğal güzellikleri kendi imkânlarımızla ziyaret etmek de ekoturizm kapsamına girer. Yolculuğunuz sırasında su ve elektrik kullanımımız konusunda ayrıca dikkatli olmak da buna yardımcı olur. Yola çıkmadan önce oraya giderek destekleyebileceğimiz doğa koruma bölgeleri ve sürdürülebilir işletmeleri araştırmak, ekoturizmin gelişmesine destek olabilir.

Dünya’nın pek çok yerinde son ortaya çıkan ekoturizm güzergahlarını takiben Türkiye’de de 2002’de kurulan Ekoturizm ve Sürdürülebilir Turizm Derneği’ni takiben bu alanda turistleri ve bölge halklarını buluşturmayı hedefleyen çeşitli kuruluşlar ortaya çıkmıştır. Her ne kadar ekoturizm Türkiye’de büyüyen bir turizm kolu olsa da kendini bu şekilde pazarlayan her işletmeye güvenmemek, ekoturizmi sadece yayla turizmi olarak anlayan gezilere katılmamaya dikkat etmek gerekiyor. 

Anlaşılacağı üzere, tatile çıktığımızda pasif olarak bize sunulan hizmetlerin tadını çıkarmak yerine bilinçli, faal ve öğrenmeye açık olursak hem çevre hem de doğa ile uyum içinde yaşayan insanlar ve kuruluşlar için yapabileceğimiz çok şey var. Ekoturizm yoluyla belki daha önce hiç düşünmediğiniz deneyimler yaşamanız mümkün olabilir.

Kaynaklar:

Ecotourism and Protected Areas | UN Tourism

Environmental Impacts of Tourism

Eco-Tourism, the responsible travel – Global Biodiversity Protection

Sustainable tourism: How to be a green tourist this summer

What Is Ecotourism

Olması Gereken Ekoturizm

Öne çıkan görsel:  Kalen Emsley – Unsplash

Bir Cevap Yazın

Yukarı ↑

Good4Trust.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin