Site icon Good4Trust.org

Sürdürülebilir Yeni Dünyada İK

Dr. Uygar Özesmi

uygar@good4trust.org

Kurucu ve Kışkırtıcı, Good4Trust.org

Kurucu, Change.org Türkiye

Değişen dünya ve değişen ihtiyaçlar günümüzde her gün kullandığımız ve alıştığımız birçok terimin de değişmesine neden oluyor. Değişen kültürle beraber dil de değişiyor. İnsan kaynakları artık zamanını doldurmuş bir kavram. İnsan kaynaklarının yerini “Yetenek ve Kültür” veya “İnsan ve Kültür” terimlerinin alması da bu yüzden. İnsanın bir kaynak olarak görmek ne kadar korkunç. Kaynaklara günümüzde ne yaptığımızı hepimiz biliyoruz. Günümüz ekonomik paradigması içerisinde sömürülmeyen kaynak var mıdır? Onun için artık insanı bir kaynak olarak değil bir varlık olarak yani zenginlik olarak görüyoruz. İşte bu nedenle yetenek ve kültür gibi yeni kavramlar kaynağın yerini almaya başladı bile. Siz hâlâ insan kaynakları kavramı içerisinde hareket ediyorsanız bir an önce dilinizi ve pratiklerinizi değiştirme zamanı gelmiştir. 

Kariyerine yeni başlayan gençler için insan kaynakları terimi hem korkutucu ve hem de sınırlayıcı. Plaza gençliği artık şirketler için birer kaynak değil değer olduklarını bilmek, kariyerlerini anlamlı temeller üzerine inşa etmek istiyorlar. Doğal olarak geleneksel şirketler gençlerin bu isteklerini karşılayamıyor. Bu nedenle yeni gençlik, geleceğin çalışanları için iyi şirketler oluşturmak gerekiyor. 

Gençlerin güven, iyilik, paylaşma, işbirliği ve birlikte hak etme değerlerini gözeten, insan, toplum ve doğanın haklarını öne çıkarmayı temel ilke edinen; doğa ile uyumlu üretim süreçleri ile sosyal adaleti gözeten, ürün ve hizmetlerini üretirken, hammadde, malzeme ve diğer girdileri seçerken ve alırken, toplumsal ve doğal bedelleri de dikkate alan şirketlere ihtiyacı var. 

Gençlerin bir geleceği olabilmesi için en az düzeyde enerji ve doğal varlık kullanan, atıktan uzak, döngüsel ve dönüştürülebilir sistemleri benimseyen şirketlerin çoğunlukta olması gerekiyor. Gençler bir şirketin sürdürülebilir olması için, içinde bulunduğu toplumla ve doğayla uyumlu olması gerektiğinin bilincinde. Patronluk ve tek kişilik bir yönetim anlayışıysa gençler için çok demode çünkü herkesin söz hakkının bulunduğu bir ortamda ne kadar farklı ve inanılmaz başarılara imza atılabileceğini biliyorlar. Yıllardır gözlemledikleri, insancıl olmayan çalışma ortamlarından çok daha fazlasını hak ettiklerini biliyorlar, bu yüzden şirketlerden, arzularına uygun, sağlıklı bir çalışma ortamı, uyumlu çalışma saatleri ve adil bir ücret politikası bekliyorlar. 

Sadece kendi istekleri karşılandığında mutlu olamaycaklarını bildiklerinden şirketlerden doğa ve toplumu, etik ve ahlakı da dikkate almalarını talep ediyorlar. Hiç bir şirkette hak edilmeyen bir gelir, ayrıcalık veya avantaj, hukuka aykırı talepler görmeye tahammülleri yok. Tedarik zincirinin topluma, doğaya ve insan haklarına saygılı olmadığı bir şirkette çalışmak onlar için bir seçenek bile değil. Daha fazla tüketen ve tüketime teşvik eden değil, tüketirken ihtiyacı baz alan ve insanları da aynı yönde teşvik eden pazarlamalara ihtiyaçları var. 

Beklentileri de şirketlerin artık böyle davrandıklarını sertifikalar ve ölçümlerle kanıtlamaları. Bu sertifikalardam biri de “B-Corp” (https://www.bcorporation.net). Kendilerini “küresel ekonomiyi bütün insanlar, topluluklar ve gezegene faydalı olacak şekilde dönüştürmek için çalışan, kâr amacı gütmeyen, küresel bir ağ” şeklinde tanımlıyorlar. B-Corp Sertifikasyonu, bir işletmenin çalışanlarına, topluma ve doğaya faydası, tedarik zinciri uygulamaları ve girdi malzemelerine kadar birçok faktörde yüksek doğrulanmış performans, hesap verebilirlik ve şeffaflık standartlarını karşıladığını gösteren bir belge. Sertifika alabilmek için bir şirket B Etki Değerlendirmesinden 80 veya üzeri puan alarak ve risk incelemesini geçerek yüksek sosyal ve çevresel performans göstermeli. Çok uluslu şirketler de temel gereklilik standartlarını karşılamalı. Kurumsal yönetim yapılarını sadece hissedarlara değil tüm paydaşlara karşı hesap verebilir olacak şekilde değiştirerek yasal bir taahhütte bulunmalı ve kendi yetki alanlarında mevcutsa fayda şirketi statüsüne ulaşmalı. Ayrıca B Lab’ın standartlarına göre ölçülen performansları hakkındaki bilgilerin B Lab’ın web sitesindeki B Corp profillerinde kamuya açık olmasına izin vererek şeffaflık sergilemeli.

Sürdürülebilir yeni dünyada B-Corp olmak seçenek değil zorunluluk. Fakat ne yazık ki küçük şirketler zorlanabiliyor ve sadece B-Corp olmak da yetmiyor, bu noktada Good4Trust.org devreye giriyor. Good4Trust yukarıda sıraladığımız gençlerin beklentilerini hayata geçirmeye niyet etmiş bütün işletmeleri kucaklıyor. Türetim Ekonomisi’ni sistematik olarak hayata geçiriyor ve ister perakende, ister toptan, ister hammadde, ister hizmet üretsin bütün şirketleri bir çarşı ekosisteminde bir araya getiriyor. Türetim ekonomisinde var olan işletmeler birbiriyle yardımlaşarak ve birbirlerinden öğrenerek, sosyal ve çevresel olumlu etkilerini artırıyor ve faydalı bir ekonomik sistem için güçlerini birleştiriyorlar. Farklı işletmelere örnek oluyor ve yeni sosyal girişimler yaratıyorlar. Zira, geleceğin ancak kendileri gibi çevreye ve insan haklarına saygılı, yarattıkları değeri amaçlayan girişimlerle mümkün olacağını düşünüyorlar. 

İşte sürdürülebilir bu yeni dünyada – geçtik insan kaynaklarını – insan ve kültür, yetenek ve kültür dahi değişmek zorunda… Artık insan bir kaynak değil bir varlık, kendine özgü ve topluma ve doğaya fayda yaratmak üzere yola çıkmış, rekabet değil, işbirliği ve dayanışma beklentisiyle hayatını çizen, kendini gerçekleştiren bireylerden oluşan yepyeni bir dünya.

Not: Bu yazı ilk olarak ikahve dergisi için yazılmıştır.

Exit mobile version